Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Afra ŞENOL
Afra ŞENOL

Sans Soleil – Hatırlamanın Montajı

Bazen bir yolculuk sırasında camdan dışarı bakarken zihnimizde peş peşe, alakasız anılar belirir ya… Çocukken düştüğün park, geçen yazın kavgası, az önce izlediğin reklam, markette gördüğün birinin yüzü… Chris Marker’ın Sans Soleili tam da böyle. Görüntüler akıyor, sesler çarpıyor ama hiçbirine tutunamıyorsun. Çünkü film, hatırlamanın kendisi gibi dağınık, parçalı, yarım.

Tokyo’dan Afrika’ya, İzlanda’dan televizyon arşivlerine kadar her şey toplanmış ama bu bir seyahat filmi değil. Daha çok zihnin içine yapılan bir kazı. İzlerken bir noktada fark ediyorsun. Hatırladığın şey senin değil, hatırlayış biçimin senin. Kulağa felsefi geliyor ama gayet basit. Hepimiz kafamızın içinde kendi belgeselimizi montajlıyoruz aslında.

Marker’ın kamerası bir anda seni Heian dönemi Japonya’sından 1960’ların Afrika’sına atıyor ama aradaki geçişlerde bir kopukluk hissetmiyorsun çünkü temayı hatıranın kendisiyle bağlıyor. Deneysel sinemanın sınırlarını zorlayan bu yapım, klasik anlatı düzeninin dışında kalıyor. Kesintili ve asenkron bir zaman akışıyla ilerlediğini görüyoruz.

Tam burada onun bakış açısını özel yapan ana damar devreye giriyor.Geçmişin ağırlığı, anın kaçıp gitmesi ve geleceğin o muğlak, hep ertelenen vaadi…Marker’ın sineması, insanın zihninde asılı kalan o temel ikilemi görüntüye döküyor. Durmak ve Koşmak. Zihnimiz, bazen bu iki farklı çağrının yankılandığı bir arena gibi…

Sinema tarihinin öne çıkan isimleri kadar konuşulmasa da, hakkı verilmeyen, gölgede kalan bir yönetmen.Herkes Godard’ı, Tarkovski’yi överken o sanki arka sırada oturan çocuk gibi. Kendi montajına gömülmüş, sessizce devrim yapıyor. Dikkat et 80’lerde bile bugünkü dijital hafıza krizinin geleceğini sezmiş bir adam.

Bu film anlamaya çalışmadan, akışa bırakarak izlenmeli. Çünkü Marker zaten bunu yapıyor. Seni görüntünün içine değil, kendi zihninin içine bırakıyor. Hatırlamayı izliyorsun. Belgesel sinemayı sevenlerin kaçırmaması gereken bir çalışma.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç