Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Göktürk KADIOĞLU
Göktürk KADIOĞLU

Yarısı Bizden’e Küçük Bir Dokunuş

İstanbul’un karşı karşıya olduğu deprem riski artık bir ihtimal değil; bilimsel verilerle ortaya konmuş, zamanını bilmediğimiz ama geleceğinden emin olduğumuz bir gerçektir. Türkiye ekonomisinin yüzde 35’inden fazlasını üreten bu şehirde yaşanacak büyük bir deprem, yalnızca can kayıplarıyla sınırlı kalmayacak; üretimden ticarete, turizmden sosyal hayata kadar ülkenin tamamını derinden etkileyecek bir sarsıntı yaratacaktır.

Bu nedenle, devletimizin hayata geçirdiği “Yarısı Bizden” kentsel dönüşüm kampanyası son derece kıymetli ve umut verici bir adımdır. Hibe, kredi ve taşınma destekleri; özellikle küçük metrekareli konutlarda birçok vatandaşımız için dönüşümün önünü açmaktadır. Bu yaklaşım, devletin vatandaşının yanında durduğunu göstermesi bakımından da çok değerlidir.

Ancak sahadaki güncel tabloya bakıldığında, küçük bir hatırlatma yapma ihtiyacı doğuyor. Bugün İstanbul’da inşaat maliyetleri metrekare başına 28.000 – 35.000 TL seviyelerine ulaşmış durumda. Bu da şu anlama geliyor:
60 m² – 1+1 bir dairede maliyet neredeyse kafa kafaya geliyor,
80 m² – 2+1 bir daire, zorunlu kalemlerle birlikte yaklaşık 3 milyon TL’yi buluyor,
100 m² – 3+1 bir dairenin maliyeti ise 3,5 – 4 milyon TL seviyelerine çıkıyor.

Mevcut desteklere rağmen vatandaşın omuzuna binen 1 – 2 milyon TL civarındaki ek yük, özellikle emekli, dar gelirli ve sabit maaşlı kesimler için dönüşümü fiilen imkânsız hâle getirebiliyor. Oysa deprem riski en yüksek binalarda, çoğu zaman tam da bu gelir grubundaki insanlarımız yaşıyor. İstemeden de olsa, mevcut sistem dönüşüme en çok ihtiyaç duyanları dışarıda bırakma riski taşıyor.

Burada amaç asla yapılanları eleştirmek değil. Aksine, çok kıymetli bir adımı sahadaki gerçeklerle biraz daha uyumlu hâle getirebilmek için küçük bir ricayı dile getirmek:
Sabit tutarlı destek yerine, metrekare bazlı bir destek modeli değerlendirilse…

Böyle bir modelle:
• Vatandaş yalnızca devlete borçlanır,
• Daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapı oluşur,
• Dar gelirli kesimler de dönüşüm sürecine gerçek anlamda dahil olabilir,
• Riskli yapı stoku daha hızlı erir,
• Ve en önemlisi, olası bir deprem sonrasında oluşacak çok daha büyük kamu maliyetlerinin önüne geçilmiş olur.

6 Şubat depremlerinde etkilenen 11 ilde yürütülen yeniden inşa ve dönüşüm sürecinde devletimizin gösterdiği büyük irade ve organizasyon kabiliyeti, hepimize umut verdi. Aynı kararlılığın ve başarının, Türkiye’nin kalbi olan İstanbul için de sergilenmesi, sadece bu şehrin değil, tüm ülkenin geleceği adına hayati önem taşıyor.

Bugün dönüşüm için yapılacak her harcamanın, yarın ödenmesi muhtemel çok daha ağır bedelleri önleyeceğini hepimiz biliyoruz. Bu yüzden m² bazlı destek, bir gider kalemi değil; insan hayatına ve ülke ekonomisinin geleceğine yapılmış stratejik bir yatırım olarak görülmeyi fazlasıyla hak ediyor.

Bu satırlar bir eleştiri değil, sahadan gelen samimi bir gözlemin ve iyi niyetli bir temenninin ifadesidir. İstanbul’un daha güvenli bir geleceğe kavuşması için, desteklerin metrekare bazlı olarak yeniden değerlendirilmesini saygıyla ve umutla rica ediyorum.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç