Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ORTADOĞU’DA ATEŞ ÇEMBERİ

İsrail–İran–ABD Savaşı 3. Gününde: Hürmüz Kapandı, Dünya Alarmda

İsrail–İran–ABD Savaşı 3. Gününde: Hürmüz Kapandı, Dünya Alarmda

28 Şubat’ta başlayan ve kısa sürede bölgesel çatışma sınırlarını aşarak küresel bir krize dönüşen İsrail–İran–ABD savaşı üçüncü gününde tüm şiddetiyle devam ediyor. Tahran’da art arda patlamalar yaşanırken, Körfez hattında misilleme saldırıları sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump sert açıklamalarıyla tansiyonu daha da yükseltirken, İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurması küresel ekonomide deprem etkisi yarattı.

Bu savaş artık sadece üç ülkenin değil; enerji piyasalarının, dünya ticaretinin ve bölgesel dengelerin savaşı haline gelmiş durumda.

Savaşın Seyri: İlk 72 Saat

Üst Düzey Hedefler Vuruldu İddiası

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarında üst düzey askeri ve siyasi isimlerin hedef alındığı öne sürüldü. Trump yaptığı açıklamada, “Tahran yönetiminin üst düzey yetkililerinden onlarcasını ortadan kaldırarak planlanandan çok daha ilerideyiz” ifadelerini kullandı.

Bazı iddialarda İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile komuta kademesinden isimlerin hayatını kaybettiği öne sürüldü. Ancak bu konuda bağımsız ve net bir doğrulama henüz yapılmış değil.

Trump son açıklamasında, “Henüz büyük dalga gelmedi. Asıl büyük olan çok yakında geliyor” diyerek olası bir kara harekâtının sinyalini verdi. Bu açıklama, savaşın hava saldırılarının ötesine geçebileceği yönünde küresel endişeleri artırdı.

Tahran’da Patlamalar – Körfez’de Misilleme

İran’ın başkenti Tahran’da birçok noktada şiddetli patlamalar meydana geldi. İran, yalnızca İsrail’i değil, ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerini de hedef alan misilleme saldırıları başlattı.

İran Kızılayı’nın paylaştığı bilgilere göre 28 Şubat sabahından itibaren düzenlenen saldırılarda en az 200 kişi hayatını kaybetti. Ajansların geçtiği son verilere göre ölenler arasında 115 kadın bulunuyor.

Bu veri, savaşın yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını, sivil kayıpların dramatik boyuta ulaştığını ortaya koyuyor. Kadınların ve sivillerin yüksek oranda hayatını kaybetmesi, uluslararası kamuoyunda insani hukuk tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Natanz Nükleer Tesisi Vuruldu

İran’ın en önemli nükleer altyapılarından biri olan Natanz Nükleer Tesisi saldırılarda hedef alındı.

İran’ın UAEA nezdindeki büyükelçisi Rıza Necefi, 35 üyeli kurul toplantısında tesisin uluslararası denetim altında olduğunu vurgulayarak saldırıyı “hukuksuz” olarak niteledi.

Bu gelişme, krizin nükleer güvenlik boyutunu da gündeme taşıdı. Uzmanlara göre nükleer tesislerin hedef alınması, çatışmayı klasik askeri gerilimden çıkarıp stratejik risk kategorisine taşıyor.

Hürmüz Boğazı Kapandı: Küresel Ekonomik Deprem

İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurmasıyla birlikte petrol fiyatlarında sert yükseliş başladı.

Hürmüz Boğazı dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği stratejik bir geçiş noktası. Bu hattın kapanması:
Körfez’den Avrupa ve Asya’ya sevkiyatları durduruyor
Enerji fiyatlarını yukarı çekiyor
Küresel enflasyon riskini artırıyor
Tedarik zincirlerini sekteye uğratıyor
Deniz sigorta maliyetlerini hızla yükseltiyor

Uzmanlar, boğazın uzun süre kapalı kalması halinde küresel enerji krizinin derinleşeceğini ve özellikle Avrupa ile Asya ekonomilerinin ciddi baskı altına gireceğini belirtiyor.

TÜRKİYE’DEN SİYASİ TEPKİLER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Erdoğan, Amerika–İsrail saldırılarından derin endişe duyduklarını belirtti. Diplomasiye alan açılmaması halinde bölgenin “ateş çemberine sürükleneceğini” ifade etti. İran’ın Körfez’de ABD üsleri bulunan ülkelere yönelik saldırılarını da “kabul edilemez” buldu.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş

Kurtulmuş, Türkiye’nin bölgede daha fazla savaş istemediğini belirterek saldırıları kabul edilemez bulduklarını açıkladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

Bahçeli, operasyonların hukuksuz olduğunu belirtti ve zincirleme çatışmaların küresel savaşa dönüşebileceği uyarısında bulundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel

Özel, “İran’ı İran’daki kadınları kurtarmak ne Trump’a ne Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu

Dervişoğlu, petrol fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek savaşın ekonomik faturasının vatandaşa yansıtılmaması gerektiğini söyledi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu

Davutoğlu, Türkiye’nin diplomatik ağırlığını kullanarak arabuluculuk rolü üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan

Babacan, saldırıların hukuksuz olduğunu belirtti ve Türkiye’nin savaşın dışında kalması gerektiğini ifade etti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan

Erbakan, “İran hedef alınmışsa asıl hedef Türkiye’dir” diyerek Kürecik ve İncirlik üslerinin kapatılması çağrısında bulundu.

DEM Parti

DEM Parti, tüm taraflara diyalog ve müzakere çağrısı yaptı ve İran’da da “üçüncü yolun mümkün olduğunu” ifade etti.

ANALİZ: Bu Savaş Nereye Gidiyor?

Küresel Ekonomi Üzerindeki Etki

Hürmüz’ün kapalı kalması halinde:
Petrol 150 dolar bandına yaklaşabilir
Doğalgaz fiyatları Avrupa’da yeniden sıçrayabilir
Küresel enflasyon dalgası tetiklenebilir
Asya üretim zinciri ciddi darbe alabilir
Küresel finans piyasalarında sert dalgalanmalar görülebilir

Bu durum, pandemi sonrası toparlanmaya çalışan dünya ekonomisini yeniden resesyona sürükleyebilir.

Türkiye Ekonomisine Etkileri

Türkiye enerji ithalatçısı bir ülke.
Akaryakıt fiyatlarında artış
Enflasyon baskısının yükselmesi
Cari açıkta genişleme
Döviz talebinde artış
Sanayi üretim maliyetlerinde yükseliş

Bu savaş uzadıkça Türkiye’nin ekonomik dengeleri daha hassas hale gelebilir.

Türkiye Nasıl Bir Gard Almalı?

Stratejik olarak Türkiye’nin:
Savaşa doğrudan taraf olmaktan kaçınması
Diplomatik arabuluculuk kapasitesini artırması
Enerji tedarik çeşitliliğini güçlendirmesi
Savunma güvenlik altyapısını yüksek alarm seviyesinde tutması
İç ekonomik istikrarı koruyacak önlemleri hızla devreye alması
Finansal piyasalarda spekülatif hareketlere karşı güçlü regülasyon adımları atması
gerekiyor.

Türkiye’nin coğrafi konumu avantaj da olabilir risk de. Bu süreç, doğru yönetildiğinde diplomatik güç alanı; yanlış yönetildiğinde ise ekonomik baskı alanı haline dönüşebilir.

SONUÇ
Ortadoğu’daki bu savaş artık sadece askeri bir çatışma değil; enerji, ekonomi, diplomasi ve küresel güç dengelerinin savaşıdır.

Hürmüz kapalı kaldıkça dünya ekonomisi sarsılacak.
Gerilim arttıkça küresel bloklaşma derinleşecek.
Sivil kayıplar arttıkça uluslararası hukuk tartışmaları büyüyecek.
Diplomasi devreye girmezse bu çatışma bölgesel olmaktan çıkıp küresel boyuta taşınabilir.

Türkiye için en kritik başlık:
Soğukkanlılık, denge siyaseti ve ekonomik savunma refleksi.

Halil Gökmen Atılan
TV90 Medya A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Yönetim Kurulu Başkanı

Reklamı Geç