Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Göktürk KADIOĞLU
Göktürk KADIOĞLU

Belediyeler Kanunu Neden Değişmeli? Çünkü Bu Düzen Halkı Soyuyor

Türkiye, belediyecilik sistemini yeniden masaya yatırmak zorunda. Bugün belediyelere verilen sınırsız yetki, neredeyse hiç denetimle karşılaşmadığı için yolsuzluğu, israfı ve siyasi beslemeciliği olağanlaştıran bir mekanizmaya dönüştü. Halkın parasıyla dönen bu düzen artık sürdürülebilir değil; hem şehir güvenliğini hem ekonomik geleceği hem de toplumsal yapıyı tehdit ediyor.

1. İmar Belediyede Olduğu Sürece Deprem Öldürmeye Devam Edecek

İmar bir ülkenin en kritik can güvenliği konusudur. Fakat Türkiye’de bu yetki hâlâ belediyelerin insafına bırakılmış durumda. Yerel rant çevrelerinin etkisindeki imar süreçleri, deprem gerçeğinin ortasında ülkeyi büyük bir riskin içine sürüklüyor.
İmar ruhsatı, yapı güvenliği ve denetimin belediyelerin oy hesaplarına göre şekillenmesi akıl dışıdır. Deprem ülkesinde can güvenliği yerel çıkar gruplarına teslim edilemez. İmar yetkisinin merkezi devlete devredilmesi zorunluluktur.

2. Kültür-Sanat Harcamaları Kara Deliğe Dönüştü

Belediyeler uzun süredir kültür-sanat, heykel, festival ve konser gibi kalemleri adeta bir gider saklama alanı olarak kullanıyor. Şişirilmiş bütçeler, şaibeli ihaleler, göstermelik katılım, sıfır geri dönüş ve belirli çevrelere aktarılan paralar…
Bütün bunların olduğu bir düzende kamusal faydadan söz edilemez. Bu alan, ulusal ölçekte denetlenmeli ve Kültür–Turizm Bakanlığı’na bağlanmalıdır.

3. Belediyeler Borçlanarak Halkın Geleceğini Satıyor

Pek çok belediyenin borcu, kendi yıllık bütçesinden büyük. Çünkü borçlanmak yerelde bir güç gösterisi ve siyasi yatırım aracına dönüşmüş durumda.
Bugün alınan krediler yarın popülist projelere ve seçim şovlarına harcanıyor. Ekonomik disiplin çökerken bedeli halk ödüyor. Borçlanma sınırları ve kriterleri merkezi otorite tarafından belirlenmeli. Belediyeler halkın geleceğini rehin veremez.

4. Devlete Borcu Olan Belediyeye Harcama İzni Verilmemeli

SGK borcu var, vergi borcu var; ama belediye hâlâ konser düzenliyor, festival yapıyor, heykel dikiyor.
Vatandaşın borcu olduğunda tek işlem yaptıramadığı bir ülkede, belediyelerin milyonlarca liralık harcama yapması kamu yönetimini karikatüre çeviriyor. Devlete borcu olan belediyenin hakkedişlerinden otomatik kesinti yapılmalıdır.

5. Denetim Yok, Ceza Yok, Sorumlu Yok

Türkiye’de bugün en rahat hareket eden kurumlar belediyelerdir. Siyasi dokunulmazlık zırhı altında istedikleri gibi ihale yapıp istedikleri gibi para harcayabiliyorlar. Sayıştay raporları dolu, ama hiçbir yaptırımı yok.
Ortada suç var, fatura var, kayıp var; fakat muhatap yok. Yerel yönetim sistemi, halkın parasıyla dönen bir kayıt dışı siyaset finansmanı ağına dönmüş durumda.

Gerçek Sosyal Belediyecilik Nerede? Yok!

Halk açlık sınırında yaşarken, emekliler pazar artıkları toplarken, deprem riski her gün kapıda beklerken belediyeler neyle meşgul?
Milyonluk konserler, gereksiz festivaller, abartılı PR kampanyaları, astronomik heykeller…
450 bin nüfuslu bir ilçede 5 bin kişinin bile gitmediği etkinliklere milyonlar akıtılıyor. Toplumun yüzde 1’i yararlanıyor, yüzde 99’un parası gidiyor. Buna sosyal belediyecilik değil, toplumsal soygun denir.

Bu Gidişin Adı Hizmet Değil, Halkı Uyutma Operasyonudur

Türkiye’nin yerel yönetim sistemi bugün halkın sırtında ağır bir kambura dönüşmüştür.
Hizmet yok, vitrin var.
İhtiyaç yok, şov var.
Denetim yok, çıkar ilişkisi var.
Yoksullaşan halk var, zenginleşen küçük bir azınlık var.
Çöken şehirler var, ama bir yandan “devrim yaptık” diye övünülen konserler var.

Bu düzenin sonu açıktır: Halk kaybeder, aynı 3–5 kişi kazanır.
Belediyeler Kanunu değişmelidir; geçmiş için değil, geleceğimiz için.
Şehirlerimizin güvenliği, ekonominin sağlığı ve toplumun huzuru için bu artık kaçınılmazdır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER