Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Göktürk KADIOĞLU
Göktürk KADIOĞLU

Unutulan Bir İnsanlık Mirası: Utanmak

Zamanın ruhu hiç bu kadar ağır, hiç bu kadar çelişkilerle dolu olmamıştı belki de. Bir devirden geçiyoruz; vitrinlerin parlatıldığı, vitrinin arkasındaki insanlığın ise için için döküldüğü bir devir. Her gün ekranlarda, sokaklarda, ikili ilişkilerde görünürde bir özgüven patlamasıyla karşı karşıyayız. Ancak yakından baktığımızda bu fiyakalı duruşun altından köksüz bir yüzsüzlük sızıyor. Herkesin bir şekilde rezil olduğu ama hiç kimsenin, tek bir an olsun, yüzünün kızarmadığı garip bir çağda yaşıyoruz.

Utanma duygusu, insanı insan yapan o zarif ve koruyucu zırh, sessizce aramızdan çekildi. Eskiden kalbimizi yanlış bir adımdan koruyan vicdan, şimdilerde duyulmayan, yankısız bir iç ses sadece. Oysa edep, geçmişin tozlu raflarına kaldırılacak eski moda bir aksesuar değildi; bir insanın karakterindeki en sarsılmaz sütundu. Bugün ise edep sahibi olmak “geri kafalılık”, lekesiz bir dürüstlükle yaşamak “aptallık”, içten gelen bir iyilik yapmak ise “saflık” olarak etiketleniyor.
Dünya tersine döndü sanki. Menfaatlerin gölgesinde biçim alan ilişkilerde, yalan en süslü kıyafetlerini giyip doğruluk kisvesiyle ortalıkta dolaşıyor. Yanlış giden bir şeyler var ve bu yanlışlık, toplumun omurgasını zedeliyor. Kendi çıkarı için başkasının hakkını çiğneyenler, bunu bir başarı öyküsü gibi anlatma cüretini gösteriyor. Çünkü pişmanlık ve utanma bilmeyen bir zihin, her adımı kendine hak görür.
Oysa insan olmanın asil tarafı hatasız olmak değildir. Hepimiz düşeriz, hepimiz yanılırız. Gerçek rezillik, hataya düşmekte değil; yaptığı yanlışın farkında olup da o hissin karşısında tek bir çizgi bile kaybetmemekte, tek bir mahcubiyet duymamaktadır. Utanç, ruhun kendini tamir etme biçimidir; o duygu yok olduğunda, geriye sadece çürüyen bir toplum kalır.
Kaybettiğimiz bu erdemleri yeniden hatırlamak zorundayız. Çığlık çığlığa yaşanan bu yüzsüzlük çağında, sessizce dürüst kalabilmek en büyük direniştir. Çünkü günün sonunda, menfaatlerin getirdiği geçici zaferler değil; bir insanın aynaya baktığında yüzünün kızarmadan durabilmesi kalacaktır.
#ToplumsalYozlaşma #ErdemliYaşam

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER