orman yanarsa, geleceğimiz yanar
yanan sadece bir ağaç değildir…
yanan; nefesimizdir, umudumuzdur, geleceğimizdir.
orman yangınları, yalnızca belirli bir bölgenin değil, bütün bir milletin ortak acısıdır. Çünkü orman; toprağın bereketi, havanın temizliği, suyun kaynağı ve canlı hayatının en büyük güvencesidir. Bir ormanın yok olması, yılların emeğinin, tabiatın dengesinin ve gelecek nesillerin hakkının yok olması demektir.
bugün her zamankinden daha fazla bilinçli vatandaşlar olmaya mecburuz. Tarım alanlarında, ormanlık bölgelerde ve doğal yaşamın bulunduğu her yerde nasıl davranacağımızı bilmeli; doğaya saygıyı bir yaşam biçimi hâline getirmeliyiz.
çevreyi korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda vicdani ve insani bir sorumluluktur. Temiz bir çevrede yaşamak; bilgili, erdemli ve medeniyet bilincine sahip toplumların en önemli göstergelerinden biridir. Doğaya gösterdiğimiz özen, aslında kendimize ve çocuklarımıza gösterdiğimiz saygıdır.
yangın hiçbir zaman yalnızca bir kişinin eviyle, tarlasıyla veya yaşadığı mahalleyle sınırlı değildir. bugün kilometrelerce uzakta başlayan küçük bir kıvılcım, rüzgârın etkisiyle kısa sürede büyük bir felakete dönüşebilir. Bir saat sonra hepimizin kapısını çalabilecek bir tehlikeyi görmezden gelme lüksümüz yoktur.
bu nedenle yangın çıkmadan önce alınacak tedbirler, yangın çıktıktan sonra verilecek mücadeleden çok daha değerlidir. ormanlık alanlarda ateş yakmamak, sigara izmaritini gelişigüzel atmamak, cam ve benzeri yangın riskini artırabilecek atıkları doğaya bırakmamak, anız yakmamak ve en küçük bir dumanı bile vakit kaybetmeden yetkililere bildirmek hepimizin vatandaşlık görevidir.
yangınla mücadele sadece itfaiyenin, orman teşkilatının veya devlet kurumlarının görevi değildir. Bu mücadele, milletçe omuz omuza verilmesi gereken bir sorumluluktur. devletin gücü ile milletin duyarlılığı birleştiğinde felaketlerin önüne geçmek mümkündür.
bu bilinç ailede başlamalıdır. çocuklarımıza daha küçük yaşlardan itibaren doğa sevgisini, çevre ahlakını ve yangına karşı alınacak tedbirleri öğretmeliyiz. okullarımızda, mahallelerimizde ve toplumun her kesiminde çevre bilinci sürekli canlı tutulmalıdır. Çünkü eğitim, yangınla mücadelenin en güçlü kalkanıdır.
unutmayalım ki bir ağacı yetiştirmek yıllar alır; onu kaybetmek ise birkaç dakika sürer. Ormanlar bize atalarımızdan kalan bir miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldığımız kutsal bir emanettir.
geliniz; doğamıza sahip çıkalım, ormanlarımızı koruyalım, çevremizi temiz tutalım ve yangına karşı daima tedbirli olalım.
çünkü vatanını seven, ormanını da sever. Doğasını koruyan, geleceğini korur. Bir kıvılcımı söndürmek, binlerce canı ve milyonlarca ağacı kurtarmaktır. Yangınla mücadele hepimizin ortak sorumluluğu, yeşil vatan ise hepimizin ortak emanetidir. Konu ile alakalı olarak, öncesinde eğitim alarak gönüllü olarak talep durumunda yangınlara karşı çalışmalara katılmak mümkün. Bu adres üzerinden başvuru yapılmaktadır.
https://www.ogm.gov.tr/tr/orman-yanginlari-gonullusu

YORUMLAR